KÜLÜNK BOMBAYI PATLATTI
Külünk, “FETÖ´nün üssü kavramı şehri itham etmez” dedi.
Tarih: 22.3.2018 15:13:50/ 5711okunma / 0yorum

Külünk, Giresun Vizyon´un konuğu oldu.

Ak Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, 4 Ekim´de gerçekleşen Giresun´daki konferansının ardından yaptığı açıklamada; “FETÖ´nün üssü kavramı şehri itham etmez” dedi.

Giresun Vizyon Dergisi İmtiyaz Sahibi HARUN SAYGILI´ya özel röportaj veren Külünk, gündeme bomba gibi düşen açıklamalarda bulundu.

‘Ak saçlı kim?´ soruyla ilgili olarak konuşan Külünk; “Ak saçlı-nın kim ya da kimler olduğunu FETÖ soruşturmalarına, yargılamalarına bakarsanız ve sokağı dinlerseniz görürsünüz” ifadelerini kullandı.

‘Giresun benimde memleketim´ diyen Külünk, konferansındaki sözleriyle Giresunlular´ı incitmek ya da gücendirmek gibi bir düşüncesi olmadığını ifade ederek; “Giresun benim soyadımın sokak ismi olduğu, şahsım için özel bir şehirdir. Ailemin bir kısmı Giresun´da yaşıyor, dolayısıyla Giresun benimde memleketim. Çünkü ailemin adına sokak var, ailemin mezarlığı var” diye konuştu

Ak Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Giresun Vizyon Dergisi´nin sorularını cevapladı. İşte o röportaj…

* Sayın Külünk, 4 Ekim 2017 tarihinde Giresun´daki konferansınızdaki açıklamalarınızın yankıları kamuoyunda büyük ilgi gördü… O konferanstaki; “Giresun FETÖ´nün en önemli üstlerinden birisidir. Açıkça da söylüyorum çünkü terör örgütünün liderinin ak saçlılarından, önemli isimlerinden birisi bir tanesi buralıdır”  şeklindeki gündem yaratan açıklamanız TBMM´de de gündeme taşındı. Bu açıklamayı dikkat çekmek için mi söylediniz, açıklamanızın altında yatan gerçekler nedir?

“Bakınız, ben İstanbul milletvekiliyim ancak çeşitli toplantı, program ve konferans davetleri vesilesiyle tüm Türkiye genelini il il hatta bazen ilçe ilçe ziyaret ederek dolaşıyorum. Milletvekili ve siyaset yapan biri olarak bir ayağım her daim sokakta ve bir kulağımda sürekli sokağın, esnafımızın ve insanımızın sesinde onlarla konuşuyor ve dinliyorum. Allah ikram ediyor ve bu sebeple kamuoyunun güvenine layık olmaya çalışıyorum ve özelliklede sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın güvenine layık olmak için şahsımla samimi bir dertleşme talebi olan vatandaşımıza kulak vermeye çalışıyorum.

Tabi ki vatandaşımızla yaptığımız bu bilgi alışverişi ve istişare kanallarında yürüyen paylaşımların sonuçlarını kamuoyu bazen görüyor, duyuyor ama çoğunlukla da açık bir şekilde sonuçları görülmüyor.

Bu ifadelerimin amacı bir yandan kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan endişe ya da karamsarlıkları gidermek. Çünkü, FETÖ´nün sokakta konuşturduğu profesyonel etki ajanları ile kamuoyunda sanki devlet zafiyet gösteriyormuş, FETÖ ile mücadelede bazı detaylar fark edilmiyormuş ya da göz yumuluyormuş gibi bir algı oluşturuyorlar.

Bu tür algı operasyonları ile kamuoyunda devletimiz ve özelliklede sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hükümetimizin kararlılığı konusunda milletimizi şüpheye düşürmeye çalışıyorlar. Bir yandan da FETÖ´cüler kendi tabanlarına, örgütün gizlenmiş ve yer altına çekilmiş unsurlarına umut aşılamak için ve çözülmeyi durdurmak, itirafları engellemek, ihbar ya da ifşaların önüne geçmek için profesyonel bir çaba ve direniş içerisindeler.

Giresun ya da başka yerlerde ki seslenişimizin ardında bu konuda farkındalık oluşturmak, FETÖ unsurlarına, sizi biliyoruz mesajı vererek bir yandan da kamuoyuna devlet her şeyin ve herkesin farkında mesajı veriyor ve mücadelemizde ki kararlılığa dikkat çekiyorum.

Türkiye´yi çökertmek isteyen bu örgüt için hiçbir şehir, hiçbir kamu kurumu, hiçbir yapı istisna değildir ve hepsi hedef olmuştur. Giresun´da sizin organizasyonunuzla gerçekleşen konferanstaki çıkışımızın ardından cümlelerin manasını doğru anlamak çok değerli. Oysa FETÖ´nün üssü kavramı ‘şehri´ itham etmez. Şehri itham etmek kimsenin haddi de değil. Şehirlerimizin her biri vatandır.

Oysa FETÖ terör örgütü 81 vilayetin hiç birisini ıskalamamıştır. O halde bu örgüt her yerde olduğu gibi şehrimize de gelmiş yerleşmiş örgütlenmiş. 42. ve 47. Alay elbette Giresun´un medarı iftiharıdır, Giresun milli mücadelemizin en güçlü şehirlerindendir.

Çanakkale´de 250 bin şehit verdik ama orayı da üs seçtiler. O halde ihanet edenler buldukları her yeri tarihine, ismine bakmaksızın örgütlenme yeri seçtiler. Giresun bu ihanete pabuç bırakmayacak kadar vatanseverlerimizin yaşadığı şehirdir.

Dolayısıyla Giresun´da ki çıkışım Giresunlu hemşerilerimizi incitmek ya da gücendirmek bir yana, tam aksine Giresun halkımıza olan güvenimizin ifadesidir. Her yerde olduğu gibi Giresun´da da FETÖ ihaneti çetesi kendilerine hizmet edecek isimler bulmuşlarsa da Giresun halkımız da asla kabul görmemişlerdir.

Giresun halkımızın mücadelesinde ki kararlılığına ve devletinin yanında ki duruşuna dikkat çektim ve dikkat çekiyorum.

Devletimiz her şeyi biliyor. Giresun´da FETÖ örgütlenmesi vardı, maalesef hiçbir şehrimiz bu örgütten istisna olmamıştır.”

*  O konferansta dile getirdiğiniz ak saçlı kim? İsim olarak açıklamıyorsanız, ak saçlı-yı hangi ipuçlarıyla tarif edeceksiniz?

“Benim burada isimler hakkında konuşmam uygun olmaz. Yargı süreçleri tamamlanmadan isimler hakkında hüküm ifade etmem milletimizin ve devletimizin verdiği bu mücadeleyi, magazin ve dedikodu haberleri haline getirmek olur ki bu doğru bir şey olmaz.

Bakınız, ben bir milletvekili olarak, milletimizin ve sokağın sesi olarak bildiklerimi ve duyduklarımı ilgili makamlara iletmekle görevimi yapmaktayım. Bundan sonrası devlet olmanın gereği olarak; kolluk güçlerimizin, emniyetimizin, istihbaratımızın ve adli makamlarımızın devam ettireceği süreçlerdir gerekli görülen hallerde yargıya intikal ettirilecektir ve etmektedir. Bu anlamda yargı süreçlerini izlemenizi tavsiye ediyorum, ak saçlı-nın kim ya da kimler olduğunu da FETÖ soruşturmalarına, yargılamalarına bakarsanız ve de sokağı dinlerseniz görürsünüz.”

* Giresun´daki konferansta; ‘FETÖ ile mücadele kapsamında Giresun´da her şeyi biliyorum´ demiştiniz. Bildiklerinizi kimlere aktardınız?

/resimler/2018-3/22/1716477757765.jpg

“FETÖ ile mücadeleye sonuna kadar inanan ve 15 Temmuz gecesini tüm dehşetiyle, yürek burkan yakıcı sıcaklığı ile yaşayan, sayın Cumhurbaşkanımızın milletiyle buluşmasına ve devleti uçurumun kenarından almasına şahit olan bir kardeşiniz olarak sokağın sesine kulak veriyorum. Şahsıma bilgi ve belge ulaştıran, mücadeleye inanan samimi vatandaşlarımızın, siyaset içi ve siyaset dışı aktörlerin ne düşündüğü, olayları süreçleri ve gelişmeleri nasıl okuduklarına dair önemli ya da gerekli görülen hususları duruma göre sayın Cumhurbaşkanımıza, devletimizin ilgili birimlerine, hükümetimize ya da Ak Parti Genel Merkezi´ne ile uygun şekilde paylaşıyorum.”

*  FETÖ ile mücadeleyi yeterli görüyor musunuz? Neler yapılmalı?

“Ancak yeterli görüyor musunuz? sorunuzun cevabı bana göre FETÖ ile mücadele konusunda yeterlilikten ziyade kararlılık ve devamlılık önemlidir.

Yani 15 Temmuz 2016´dan bu yana, yeterli bir mücadele sürdürebilmişsek bile bu mücadelede kararlılık ve devamlılık sürdürülemezse, bugüne kadar yapmış olduğumuz mücadele çok yeterli olsa bile hızla haşhaşi yapı sistem içinde kendisine yeniden etki alanı üretebilir.

Dolayısıyla bence asıl cevap aranması gereken konu YETERLİ olup olmadığından ziyade KARARLI ve DEVAMLI olup olamayacağıdır. Bunun için devletimiz kadar milletimiz de kararlıdır. İşte bu yüzden 2019 yılı seçimleri son derece önemlidir.

Devletimizin kararlılığı ile bugün PKK terörü etkisini çok önemli ölçüde kaybetmiştir. Peki devletin kararlı mücadelesi nasıl sağlanıyor! Güçlü siyasi liderlik, güçlü parlamento desteği, güçlü kamuoyu desteği ile inanmış devlet kadrolarının bir araya gelmesi ile sağlanıyor.

Eğer 40 yıllık terörü, ülkedeki tüm olağanüstülüklere, küresel desteğe rağmen son 3 yıllık kararlı mücadele ile bitme noktasına getirebilmişsek bu siyasi liderliğin, tüm devlet kadroları ile milletimizi bu mücadeleye inandırabilmiş olmasıyla mümkün olmuştur.

15 Temmuz ihanet gecesi atlatılabilmişse bu siyasi liderliğin, yani milletin liderinin güçlü ve korkusuz duruşuyla, milletini ve devlet kadrolarını zafere inandırabilmiş olmasıyla mümkün olmuştur.

Bugün FETÖ ile mücadelede ki başarı da aynı şekilde mümkün olacaktır. FETÖ küresel bir organizasyondur ve bugüne kadar örneği görülmemiş bir örgüt tipi ve yapısına sahiptir. Bugüne kadar böylesine bir örgüt ile karşılaşan ve mücadele eden tek ülke Türkiye´dir. Yani örneği olmayan ve literatürde nasıl mücadele edileceği, güvenlik, yargı, sosyal doku, siyaset, ticaret, dini gruplar, etnik gruplar, marjinal gruplar hepsinde ve her yerde hücre tipi, STK görünümlü, yatay ve dikey yapılanmış, kriptolu haberleşme ağı olan bir küresel örgüt ile mücadelenin dünya siyasi tarihinde örneği yoktur.

Türkiye bu anlamda tarih yazmakta, literatüre girmektedir.

Tekrar söylüyorum tarihte benzeri olmayan bir yapılanma ve ihanet örgütüne karşı içte ve dışta mücadele veren Türkiye´nin başarısı ancak ve ancak kararlık–devamlılık ilişkisinin sürdürülmesine bağlıdır.

Kararlılığın ve devamlığın sağlanması da güçlü siyasi liderliğin, milletimizi ve devlet kadrolarını bu mücadelede başarıya inandırabilmesi ile mümkündür. Bugün Türkiye siyasetinde milletin tamamında bu güven duygusunu verebilecek ve FETÖ ile mücadelesinde samimiyeti sorgulanmayan tek lider sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız ve liderimiz Recep Tayyip ERDOĞAN´dır.

Millet olarak ve devlet olarak bu güçlü liderliğin arkasında dimdik durmamız, bir keyfiyet değildir, tam aksine milli bekamız için bir zaruriyet haline gelmiştir.

FETÖ ile mücadele bir beka meselesi haline gelmiştir.

FETÖ ile mücadele iç barış, iç güvenlik, dış güvenlik, siyasi istikrar, kalkınma, adaletin tesisi gibi çok kritik konularda başarıya ulaşmak için ön şart haline gelen bir mücadeledir.

FETÖ ile mücadele, yerli ve milli kadrolarla tam bağımsız bir Türkiye´nin yeniden doğuş mücadelesi, bir milletin yeniden tarih sahnesinde yer alma mücadelesidir.

Bu nedenlerle başka seçenek yoktur.

Kazanacağız, kazanmak zorundayız, birlikte tek yürek olmak zorundayız.”

* Birçok ilde FETÖ ile mücadele konusunda konferanslar verdiniz… Siz bu mücadeleyi hangi gerekçelerle yapıyorsunuz?

“Birçok şehrimize gidiyorum bugüne kadar galiba 70´in üzerinde ilimize bir veya birden çok ziyaretim ve programlarım oldu. Yurtdışında özellikle Avrupa da neredeyse gitmediğim şehir ya da merkez kalmadı. Birçok ilçede de ayrı ayrı programlar, ziyaretler yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Bu ziyaretlerde yaptığımız programların tek konusu ve adı FETÖ ile mücadele değil tabi ki. Dönem dönem, gerek anayasa değişikliği ve referandum hakkında, gerek seçim çalışmaları hakkında, gerek yeni Türkiye ve 2023 vizyonu hakkında ve gerekse de 15 Temmuz hakkında ama genel olarak -yeniden yükselen güçlü Türkiye´yi hep birlikte nasıl inşa edeceğiz konusu çerçevesinde milletimizle konuşuyor, dertleşiyoruz.

Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye´nin nereden nereye geldiğini konuşuyoruz. Sn Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yükselen Türkiye´nin sadece Türkiye değil bölgemiz ve tüm dünya için umut olduğunu konuşuyoruz.

Derin tarih ve yakın tarih okumaları yaparak toplumsal hafızayı güncelliyor, siyasi tarihin liderler üzerinden okunup anlaşıldığını hatırlatarak, Türkiye´nin dünya siyasetinde ve tarihinde bırakacağı izlerin Recep Tayyip ERDOĞAN üzerinden anlaşılması gerektiğini vurguluyorum.

İnsanlık tarihini değiştiren büyük sıçrayışları yapan liderlerin, sayın Cumhurbaşkanımız gibi milletiyle bütünleşmiş, kararlı ve korkusuz liderlikleriyle mümkün olduğunu konuşuyoruz.

Büyük bir milletin tarihiyle, geçmişiyle ve bölgesiyle yeniden barışmasını konuşuyoruz

Pekin-Londra hattını tamamlayan Bakü-Tiflis-Kars demir ipek yolunu, enerji güvenliğini, ticaretin yeni yüzyılını konuşuyoruz.

Düşünce ve akıl devrimini konuşuyoruz. Aklın özgürlüğünü konuşuyoruz.

Yani milletimizle sohbet ediyor, silkelenip yarınlarımıza daha iyi hazırlanmamız için kendimize olan güvenimizi geri kazanmaya ve çok çalışmaya ihtiyacımız olduğunu konuşuyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi bizim bir derdimiz var ve insanlık için, Türkiye için milletimiz için derdimizin peşinde koşmalıyız diyoruz ve durmadan koşturuyoruz.”

* Sayın Erdoğan ile yıllara dayanan bir yol arkadaşlığınız ve dava adamlığınız var… Biraz anlatır mısınız? Sizin bu koşturmalarınızı, heyecanınızı görüyor ve destekliyor mu, ne diyor?

/resimler/2018-3/22/1717587134125.jpg

“Biz zaten bu heyecanı ve enerjiyi kendisinden alıyoruz. Sayın Erdoğan´ın kendisinin bunca yıllık mücadele hayatına rağmen durup dinlenmediği bir ortamda, bunca dünya meselesi ve devlet meselesi ve milletinin derdiyle durmadan ilgilendiği bir ortamda, ayrıca bir talimat beklemeksizin aynı istikamette yanında ve arkasında koşturmak bizim milletimize ve kendisine borcumuzdur.

Kendisi benim ağabeyim dediğim ve liderim dediğim, hem devlet hayatında, hem siyaset hayatında hem de aile ve dostluk hayatında örnek aldığım ve izni, talimatı veya rızası olmayacak tarzda adım atmayacağım bir kişidir. Davasına ve kaderine inandığım bir büyük lider, siyaset ve devlet adamıdır. Bu sebeple her adımımda bilgi vermek yerine şahsıma çizdiği istikamette, şahsında tecelli eden devlet ve millet iradesine sadakatle, milletimizle birlikte yürümeye ve yükünü hafifletmeye gayret ettiğim bir anlayışla çalışmalarımı sürdürmekteyim. Dolayısıyla kendisine gerekli olan her durumda bilgi arz etmekle beraber, zat-ıalilerinin talimat buyurdukları anlarda yanında bulunarak arz-ı hal ederim.

Dolayısıyla destekliyor mu sorusunun cevabı zaten hizmetinde olduğumuz zat-ı devletlerinden bağımsız bir hal tarzı sergilemediğimiz için, -aslında biz kendisine ve milletimize ne kadar layık olabiliyoruz ya da ne kadar destek olabiliyoruz şeklinde düşünülmesi geren bir sorudur. Yani benim kendisinden öğrendiğim teşkilat anlayışı ve çalışma kültürü gereği, yük olan değil yük alan, makamdan güç alan değil makamı hizmete dönüştürerek makama değer katan bir anlayışın terbiyesiyle hareket ediyorum.

Yani tüm partili kardeşlerimizin şöyle düşünmesi bence daha doğru olur. Sayın Cumhurbaşkanımız bizim çalışmalarımızı görüyor mu?, biliyor mu?, duyuyor mu? şeklinde kendisinin dikkatini çekme çabasında olmak değil, tam aksine bizler sayın Cumhurbaşkanımızın çalışmalarını ne kadar görüyor, ne kadar anlıyoruz diye sormak gerekir. Bizler Ak Parti olarak üyesinden, il başkanına, milletvekiline kadar kendisini anlayıp, onun gayretini ne kadar görebiliyoruz. Böylesi bir liderin yanında olmanın, beraber yol yürümenin gereğini ne kadar yapabiliyoruz diye kendimize sormamız gerekir. Dolayısıyla attığımız her adımda yaptığımız naçizane gayretleri kendisine anlatma gayretine girersek, kendisini yeterince doğru anlayamamışız demek olur diye düşünüyorum.

O sebeple toplumun her kesiminin; öğretmeninden valisine, işçisinden patronuna, gencinden yaşlısına, teşkilat mensubundan milletvekiline hepimizin sayın Cumhurbaşkanımızın gayretine, samimiyetine layık çalışma yapıyor muyuz diye sorması gerekir. Hepimiz Türkiye´nin 2023 hedeflerine ulaşması için bulunduğumuz yerde ne kadar gayret ediyoruz ona bakmalıyız diye düşünüyorum.”

* Giresun´daki konferansta ‘Yine geleceğim´ demiştiniz… Kitap da yazıyorsunuz, imza günü ve konferans organizasyonu düzenlesek bir kez daha Giresun´a gelir misiniz?

“Elbette gelirim, Giresun benim soyadımın sokak ismi olduğu, şahsım için özel bir şehirdir. Ailemin bir kısmı Giresun´da yaşıyor. Dolayısıyla Giresun benimde memleketim. Çünkü ailemin adına sokak var, ailemin mezarlığı var. Giresun, Karadeniz´in incisi diyebileceğimiz kent kültürüyle, çalışkan ve vatansever halkı ile her zaman birlikte olmaktan onur duyacağım bir ilimiz bir memleketimizdir.   

/resimler/2018-3/22/1718493697510.jpg

Dolayısıyla bu yoğun faaliyetlerimizin arasında tarihe not düştüğümüz kitaplaştırdığımız çalışmalarımızı da seve seve paylaşırız, okumayı öne çıkaracak tüm etkinlikleri son derece önemsiyorum. Okuma ve öğrenmeye aralıksız devam etmeliyiz.”

* Son olarak Türkiye gündemini değerlendirir misiniz?

“Türkiye son günlerde Fırat Kalkanı harekâtının tamamlayıcısı diyebileceğimiz Zeytin Dalı harekâtı ile devletimizin ve milletimizin teröre ve terör örgütleri üzerinden kuşatılma operasyonlarına göz yummayacağını bir kez daha gösterilmiştir.

Bu süreçte kahraman ordumuza, Başkomutanımız başta olmak tüm komuta kademesine başarılar diliyor, şehitlerimize Allah´tan rahmet diliyor ve gazilerimize de acil şifalar diliyorum.

Gazi milletimizin ve Gazi meclisimizin üyesi bir milletvekili olarak ve bana göre 15 Temmuzun anlı şanlı gazisi olan Gazi Başkomutanımız ve Gazi liderimizin öncülüğünde şaha kalkan Türkiye´miz, Suriye´de barışın ve huzurun tesisini sağlayacaktır ve mazlum kardeşlerimizin evlerine vatanlarına dönmesine zemin hazırlayacaktır.”

* Evet Sayın Külünk, değerli zamanlarınızı ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Ayrıca verdiğiniz mesajları da önemsediğimi ifade ederek yeniden görüşmek dileğiyle saygılar sunuyorum.

“Ben de size çok teşekkür ediyorum. Konferansın ardından birlikte olmak güzeldi. Ayrıca, yeni yayına başlayan Giresun Vizyon Dergisi adına konuğunuz olmaktan mutluluk duydum. Size yayın hayatınızda başarılar dilerken, Giresunlu dostlarımıza da selamlarımızı iletiyorum.  Selam ve dua ile.”








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: KÜLÜNK BOMBAYI PATLATTI
M-1


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

M-2
M-3

/resimler/2018-1/15/1813080166533.jpg 

 

Giresun HABERCİ Gazetesi
M-4
M-5

  

DOLAR
5.2810
EURO
6.0289
´Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı…´

Mevlana
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi